8 Mayıs 2015 Cuma

BİTMİYOR ÖZLEMİN ANNEM




En çok neleri özlüyorum biliyor musun Anneciğim..?

"Ben geliyorum annee" der demez istediğim yemekleri sıralamanı


ve daha kapıyı açar açmaz yanağına acele bir öpücük kondurup, 


mutfağa dalıp yemeklerden didiklemeyi.


Nezaketen telefon edip  "bugün evde olmayacağım haberin olsun, 

merak etme" dediğimde,

 "geç kalma, çabuk gel" derdin de


"ee niye ki? Evim ayrı solum sapa. Merih karışmıyor, sana ne oluyor? derdim,


"Kızım, yazık adamcağız  yorgun argın geliyor, eve geldiğinde yemeğin sofran hazır olsun." diyecek kadar kendini hayatımdan, mutluluğumdan, hatta 'adamcağız' kocamın mutluluğundan sorumlu tutuşunu.


Yine, yaşımı başımı almış koca kadınken, kendi evimde misafirlerimi ağırlarken bile, şööyle gözlerini devire devire mutfağı işaret edişini (ki bu; hadi kalk çay ikramına başla, daha ne oturup duruyorsun demektir.) 


Bizde kaldığın dönemlerde Merih'i de ayartıp, yine kaş göz hareketleriyle mutfağı göstermelerini, "ki bu da, Nurten farketmeden kalk birşeyler hazırlayalım demektir." Güya beni kandırıp sessizce mutfağa süzülürdünüz. Evet kızardım çünkü saat gecenin onbir-onikisidir. Gecenin o saatinde ızgaradaki, mesela, mantar, domates ve biberlerin salona kadar yayılan davetkar kokusu beni de çekerdi mutfağa ve her seferinde beni de baştan çıkarmayı başarırdınız. 


Sen gittikten sonra Annem, ne yemek pişerse pişsin o mutfakta, hiç öyle güzel kokmadı.


Sesimin tonundan, gözümdeki solgun ışıktan sıkıntımı anlayıp, neyin var diye etrafımda dönüp durmanı.


Ve anladım ki kaç yaşında olursam olayım çocuktum çünkü bir annenin kuzusuydum. Benim için endişeleniyor, seviniyor, benim için benden çok acı çekiyor, mutlu olduğum kadar mutlu oluyordun. Ne zaman dolsa gözlerim daha ilk damla süzülmeden yanaklarımdan, ağlıyordu gözlerin. 


Her evlat gibi hep vermene alışmıştım. İstediğim zaman istediğim kadar alıyordum her evlat gibi. Sevginin fedakarlığının sınırı yoktu.


Hiç gitmeyeceksin, hep yanımda kalacaksın sandım. Yanıldım...


Sığınacak limanımı kaybettim sen gidince Annem... Büyüdüm çaresizce.


Özledim...


Öperken, yanağıma yüreğini bırakıvermeni, sessizce.


 Çok özledim



nurten y tartaç


14 yorum:

Dilekçe dedi ki...

İçim burkuldu. Allah rahmet eylesin allah size sabır versin...

ÖRGÜÇANTAM-Hatice yazıcı dedi ki...

:( Cennette ki tüm annelerimiz nurlar için de olsunlar.

sabırlar.

Handan dedi ki...

Allah rahmet eylesin anneciğine... Ah bu ayrılıklar hiç olmasa...

Gulsah Onen dedi ki...

Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun insallah :(

Makbule Abalı dedi ki...

Dünyanın her yerinde hep aynı herhalde; Annelik içgüdüsü, annelik özlemleri, anne endişeleri, anne beklentileri...
Sevgiyle, masumiyetle, iyi niyetle harmanlanmış bir koca öbek güzel duygu.
Biz kadınlar duygusallığımızı bırakamıyoruz. İyi de oluyor, daha rahat nefes alıyoruz. Bazen her yazı bir şey anımsatıyor. Her yaşamda kesişen noktalar var. Yazınızı okurken gözyaşlarım da bana eşlik etti...
Annenizi rahmetle, saygıyla anıyorum.
Ta içten ANNE olanlara sonsuz sevgiler...

Nesrin dedi ki...

Ahh bu anne özlemi ...mekanı cennet olsun ..

Söz Sanatı dedi ki...

Böyle özlenen, sevilen, yokluğu hissedilen bir anne olabilmek ve o anneye sahip olmak çok güzel olmalı. Bu başlı başına bir servet. Nurlar içinde yatsın.

Çınar dedi ki...

Dilekçe, aminn, teşekkür ederim.

Çınar dedi ki...

ÖRGÜÇANTAM-Hatice yazıcı , aminn. Tüm gidenlerimiz nurlarda yatsınlar.

Çınar dedi ki...

Handan , aminn, keşke kimse sevdiklerinden ayrılmasa :(

Çınar dedi ki...

Gulsah Onen , aminn teşekkürler

Çınar dedi ki...

Makbule Abalı, her anne aynı derecede özel aynı derecede fedakardır evlatları için. Ondandır, annenin yerini tutmaz hiç kimse hayatta. Ve benzer sevgiler barındırırız yüreğimizde.

Aminn, nurlarda uyusun bırakıp gidenlerimiz.

Çınar dedi ki...

Nesrin , aminn, senin anneciğin de nurlarda uyusun.

Çınar dedi ki...

Söz Sanatı ,haklısın bir anneye sahip olmak başlı başına servet. Keşke her evlat kaybetmeden önce kıymetini bilse annesinin.